IOT yeteneklerini yerleştirme ve genişletme, sadece bir teknolojik atılımdan fazlasını gerektirir; bir sistem çalışması yapmak, yalnızca endüstri dinamiklerini anlamanın yanı sıra Bilgi Değeri Döngüsüne stratejik bir yaklaşımı gerektirir. Şimdiye kadar, taşıyıcılık ve lojistik firmaları IoT teknolojilerini çoğunlukla  takip uygulamaları olarak uygulamış ve ağ karmaşıklığını azaltmak istemişlerdir.

Örneğin, GPS konum etiketi, kamyonların ve teslimatların gerçek zamanlı konumlarını çizerek ve aralarında en kısa veya en düşük yakıt tasarruflu yolu çizmek için analitik yaklaşık yöntemler kullanarak rotaları optimize etmek için kullanıldı. Benzer şekilde, nakliye konteynırlarının ve diğer talep taraflı malların GPS etiketlenmesi, bu malların transit düğümler yoluyla akışını yönetmeye yardımcı bir alet olarak çalışmaktaydı.

Bu uygulamaların ikisinin birlikte çalışmasıyla  minimum geçişle ağ üzerinden son noktaya daha hızlı hareket etmeyi sağlanacak toplamda en çok faydayı sağlayacağımız çözüm senaryonusunu bulmuş oluruz. Yeni uygulamalar ve yakın gelecekte çeşitlenecek uygulamalar dağıtım operasyon müşteri, bilgilerini ve kümülatif olarak değerlendirecek ve analitik sonuçlarına göre kararlar alıp gerekli aksiyonları alacaktır.  Network ağlarına odaklanmayı sürdürüyor ancak aynı zamanda yeni değer yaratmak ve hatta yeni gelir elde etmek için elde edilen bilgileri daha iyi kullanmayı hedefliyor. Henüz, az sayıdaki şirket ve teknoloji başvurusu, teknolojinin değer yaratma potansiyelini tamamen yakalamaya yöneldi. Değer yaratma potansiyeli bir IoT uygulaması içeriğiyle tam uyumludur.

Nakliye ve lojistikte IOT fırsatları çevre az miktarda yeni değer yaratmayı gerektirir ve sonuç olarak nispeten daha dar kapsamlı IoT uygulamaları ile başarılabilir. Benzer şekilde tedarik zincirini dağıtım ağını değiştirmek için, daha fazla değer yaratma ve daha geniş IoT uygulaması kapsamı gerektirir. Son olarak, yeni iş modellerini etkinleştirmek ve yeni gelir elde etmek için, müşterileri tüm IoT uygulamalarının en geniş olan bir ürün ekosistemine entegre etmek gerekiyor.

Halen, kullanım durumlarının en yoğun olduğu yer, algılama ve şekillendirme kategorisinde bulunabilir; örneğin araç , konteyner takibi , anlık görüntüleme  ve izleme sistemi sunan uygulamalar gibi. Bu tür uygulamalar, lojistik arzında mevcut olması gerçeğinden dolayı basitleştirilir ve Tamamen T & L şirketine ait sınırlar içerisinde yaşar. Bu nedenle, bu gibi uygulamalar, nispeten daha az engel veya mevcut iş uygulamalarında yapılan değişikliklerle başarılabilir.

 

Buna karşılık, şimdiye kadar ekosistem kapsamı edinen IoT uygulamalarını herhangi bir sektörde, sadece T & L olmakla birlikte, çok az şirket uygulama içerisine almıştır. T & L’de, bu yüksek değerli, daha geniş kapsamdaki uygulamalara geçişte karşılaşılan zorluk, hem talep hem de tedarik tarafı lojistik özelliklerini içermesi gerektiği gerçeğiyle yakalanabilir. Bununla birlikte, her şirket müşterileri ile bir IoT ekosistemi oluşturmak için derhal hareket etmek zorunda değildir. Daha ziyade, artan değeri sağlayan daha gelişmiş uygulamalara geçmek için T & L sağlayıcıları, şu anda, Verilerin Döngüsü’nü kullanarak bilgi akışını sınırlayan

Henüz Endüstri 4.0 ile gelen gelişmeler sonucunda gelecek çözümler ve pazardaki rekabet unsurlarının değişmesi sebebiyle tedarik zincirindeki farklı tarafları aynı eksende bilgi paylaşan ve yöneten bir sistem etrafında birleşerek  birlikte çalışmaya zorunlu kılacaktır.